Çamlıca Tavşancılık
Çamlıca Tavşancılık Hizmetlerimiz
Amacımız sizlere en iyi hizmeti sunmak...

Çiftlik kurulumu -Teknik destek

Tüm konular bilgi amaçlıdır.Yetiştiricilik,çiftlik kurulumu ve teknik destek hizmeti verilmemektedir.

çamlıca tavşancılık Tavşan yetiştiriciliği

ÇAMLICA TAVŞANCILIK

TAVŞAN YETİŞTİRİCİLİĞİ
Tavşanlar; yüksek döl verimli ve yemi çok iyi değerlendirerek ürüne çevirme özelliğine sahiptirler. Bu hayvanlar yünü, eti ve kürkü için yetiştirilirler. Tavşan yetiştiriciliği bilhassa Fransa olmak üzere pek çok ülkede yapılmakta olup, henüz ülkemizde yaygın değildir.
I- TAVŞAN YETİŞTİRİCİLİĞİNİN EKONOMİK ÖNEMİ
Dengeli beslenmenin önem kazandığı günümüz toplumunda doğal olarak hayvansal kaynaklı gıda maddelerinin yeri tartışılmaz. Et üretiminde büyük ve küçük baş hayvan yetiştirme olanakları, meralarımız göz önünde tutulacak olursa sınırlıdır. Bu durumda et ihtiyacımızın karşılanmasında bir seçenek olarak evcil hayvan üretiminin büyük bir potansiyel olduğu açıkça görülmektedir. Tavşancılığın küçük evcil hayvan yetiştiriciliği içerisinde çok önemli bir yeri bulunmaktadır. Eti için yetiştirilen diğer hayvanlarla karşılaştırdığımızda tavşanın özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:
Evcil tavşan eti; beyaz, gevrek, kemik oranı düşük ve çok lezzetli bir ettir. Protein oranı yüksek (% 20-21 ), kalorisi (1749 kcal/kg ), yağ oranı (% 10-11 ) ve kolesterol miktarı (50 mg/kg ) kolestrol ve yağ oranı diğer birçok etten düşük olan tavşan etinin pişirilmesi de son derece kolaydır. Tavşan etinden her çeşit yemek yapılabildiği gibi % 10 oranında karıştırılarak sucuk, sosis, salam olarak da değerlendirilmektedir.
Tavşanın beslenmesi de diğer hayvanlara göre kolaydır. Yediği yem maddelerini kolayca ete çevirebilir. Bu hususta tavşanı ancak balıklar ve etlik piliçler geçebilmektedir. Tavşanlar sadece 2.5-3 kg yem yiyerek 1 kg et tutabilmektedirler. Diğer evcil hayvanlarda 1 kg et için tüketilen yem miktarı daha fazladır. Bu miktar domuzlarda 6 kg, koyunlarda 9 kg, sığırlarda ise 10 kg civarındadır.
Tavşanın diğer önemli bir verim yönü de kürküdür. Birinci kalite tavşan kürkleri manto, etol, şapka gibi giysilerin yapımında kullanılır. Daha düşük kaliteli kürkler oyuncak, terlik yapımında yünü alınmış deriler ise yapıştırıcı ve yem sanayinde değerlendirilmektedir. Tavşan tüyü ya da yünü ise yüksek keçeleşme özelliği ve koyun yününe oranla 2 kat fazla ısı tutma kabiliyetiyle şapkacılıkta ısrarla aranmaktadır. Tavşan gübresi ise yüksek azot ve fosfor oranı ile iyi bir sebze gübresi olarak değerlendirilmektedir.
Tavşanın deney hayvanı olarak da çok geniş kullanım alanı bulunmaktadır. Ülkemizde bu talep giderek artmaktadır.
Tavşan Irkları ve özellikleri
çiftliğimizde bulunan ve Tanınmış olan bazı tavşan ırkları ve özellikleri şöyle özetlenmiştir.
Yeni Zelanda Beyaz:
Yaygın et tavşanı ırkıdır. Canlı ağırlık dişilerde 4.5-5.5 kg , erkeklerde 4-5 kg arasındadır. Bir batında(doğumda) 10 yavru doğurur. Anaçlık yeteneği fazladır.
Kaliforniya:
Et verim yönlüdür. Yeni Zelanda beyaz tavşanına benzer. Bu ırkta burun ,kulaklar ve kuyruk siyahtır. Çabuk gelişir.
Şinşila:
İdeal et ve kürk tavşanıdır. Canlı ağırlık 5 kg civarındadır. Kırçıllı gri görünümlüdür. Bu tavşanların 4-5 aylık kürkleri değerlidir.

Tavşanların Üremesi
Tavşanlar hızlı üreyen ve bir doğumda birden fazla yavru yapan hayvanlardır. Gebelik süreleri 28-31 gündür. Dişilerin ve erkeklerin ilk damızlıkta kullanılma çağı ırka ve hayvanların gelişme durumuna bağlı olarak değişir. Cinsel olgunluğa erişimi ırklara göre 4-10 ay arasında farklılık gösterir. Dişilerin ilk aşımda kullanılması için ergin canlı ağırlığının %75'ni kazanması lazımdır. Ortalama damızlıkta kullanılma süreleri 2 yıldır. Sürüde 8-10 dişi için bir erkek bulundurulur.
Gebeliği önleyen etmenler yalancı gebelik, mevsim, yaş, zayıf kondisyon ve hastalıktır.
Dişi kızgınlık gösterdiğinde huysuzluk, iştah azalması, yuva hazırlaması, suluklara çenesini sürtme gibi belirtiler gösterir. Eşleşme erkeğin kafesinde yaptırılır. Dişi kafesinde başka tavşan istemez. Birleşmenin olduğu, erkeğin yana devrilmesinden anlaşılır. Gebelik gerçekleşince gebe hayvanlar sakinleşir, doğumdan 2-3 gün önce göğüs ve karın tüylerini yolarak yuva hazırlamaya başlar. Doğum genellikle gece olur. Doğan yavru sayısı 1-18 arasında değişmekle beraber ortalama 8-10 arasındadır. Yavrular gözleri kapalı ve tüysüz doğar, birkaç gün içinde tüylenme başlar, 10. günde gözleri açılır. Tavşanlar genelde yavrularını günde bir iki kez çoğunlukla sabah emzirirler. Süt verme süresi genelde 6 haftadır.6 hafta sonra yavrular sütten kesilir. Yıllık yavrulama sayısını arttırmak için 4 haftadan sonra sütten kesim yapılabilir. Sütten kesimden sonra 6-8 adedi bir arada yavru büyütme kafeslerine konur.
Tavşanlarda Besleme
Yeni doğmuş tavşanın beslenmesi tamamen anası tarafından sağlanır. Ananın yavrularına ilk 24 saat zarfında verdiği süt özel olup, koruyucu etkilidir.3 haftalık genç tavşanlarda sıvı alma yavaşlar, 2-3 gün sonrada katı gıda ile beslenebilirler. Tavşanların gece yem tüketim alışkanlıkları olduğu için önlerinde sürekli yem ve su bulundurulmalıdır. Ergin tavşan günde 100-140 gr pelet yem tüketir. 4 haftalık tavşan ergin tavşanın tükettiğinin 1/3(üçte birini)' nü tüketir. Çevre sıcaklığı arttıkça yem tüketimi azalır, su tüketimi artar. Tavşanların beslenmeleri, dişi veya erkek oluşu, gebe olması, emzirme dönemi, kuruda olması ve besiye alınmasına göre değişir.
Tavşanların beslenmesinde değişik besin maddeleri kullanılabilir. Örnek olarak yonca + dane mısır verilecek ise % 65 yonca, % 35 mısır uygulanır. Mısır yaş ise oran % 45'lere çıkarılır. Yulaf+yonca ise yüzde 60 yonca, % 40 yulaf kullanılır. Karbonhidratlı yemler yulaf, mısır, buğday, arpa ve değirmen artıklarıdır. Proteinli yemler soya, yer fıstığı, keten, susam, pamuk tohumu küspesidir. Kuru ot olarak yonca, fiğ, burçak, soya fasulyesi, yer fıstığı kullanılır. Kuru otlar hem kilo aldırır hem de yem tüketimini azaltır. Yeşil yemler ve kökler, havuç, patates, şalgam, hayvan pancarı, şeker pancarı gibi yemlerdir.
Tavşanlar üç farklı şekilde beslenirler:
1.işletmenin kendi ürettiği yemlerle yapılan beslemedir.
2.İşletmenin hem kendi ürettiği yem, hem de karma yem kullanılarak yapılan beslemedir.
3 .Karma peletle yapılan beslemedir ( Çamlıca tavşancılık olarak !!!! Tavşanın israf etmeden yiyebileceği çapta ve sindirebilirliği yüksek tamamen doğal hiçbir katkı malzemesi kullanmadan Yonca ve tahıllardan özel olarak oluşturduğumuz karma pelet yem ile beslemekteyiz.)
İkinci besleme şekli en uygunudur. İşletmenin meyve ve sebze atıkları değerlendirilmiş olur. Pelet yem verirken yanında muhakkak kuru ot yedirmek gerekir. Yemleme yaparken bazı yemlerin zararlı etkileri göz önünde bulundurulmalıdır. Tavşanlara fazlaca lahana, karnabahar, kolza verilirse guatr hastalığına yol açar. Ispanak ve pazı fazla verilirse kasılmalara neden olur. Soya fasulyesi ile diğer fasulyelerin fazlası da hayvanların büyümelerini engeller.
Çevre Faktörleri
Diğer evcil hayvanlarda olduğu gibi tavşan yetiştiriciliğinde de 4 önemli çevre faktörü vardır:
Sıcaklık:
Tavşanlar sabit sıcaklığa sahip (sıcak kanlı) hayvanlardır. Tavşanlar bu dengeyi sağlayabilmek için yem tüketimini arttırırlar veya azaltırlar. Çevre sıcaklığının genelde 14-25 ºC civarında olması tavsiye edilir.
Nem:
Tavşanlar % 55'den daha düşük ortam nemine karşı duyarlıdırlar. Sıcaklığın yüksek olduğu devrelerde nemde yüksek olursa hayvanlarda halsizliğe varan rahatsızlıklar görülür. Bunun aksine nem çok az olup hava kuru ise deri ve kürkün matlaşması ve solunum yolları hastalıklarının ortaya çıkmasına neden olur.
Havalandırma:
Tavşancılıkta havalandırma yapılması; tavşanlar tarafından çıkarılan gazların (CO 2 ), altlık ve gübre ile oluşan gazların (NH 3 , H 2 S, CH 4 vd.) atılması, oksijen sağlanması, fazla nemin azaltılması ve hayvanların çıkardığı fazla ısının atılması içindir.
Aydınlatma:
Gelişmekte olan tavşanlar ve dişi tavşanlar için önemlidir. Aydınlatma dişi damızlıklarda sinir sistemini ve dolaylı olarak hormonal faaliyeti etkilemektedir. Dişilerin 16 saatlik, erkeklerin 8 saatlik aydınlatma istekleri vardır. Aynı ortamda olan bu tavşanlara 12 saatlik aydınlatma optimum üretimi sağlamaktadır.
Tavşan barınakları ve ekipmanları:
Barınaklarda gerçekleştirilmesi gereken esaslar, tavşanlar için en uygun şartları sağlaması ve günlük işlerin kolayca yapılmasına elverişli olması gerekir. Tavşan barınakları genelde eğimli arazilerin güney ve güneydoğu tarafı yamaçlarına kurulur. Tavşan barınakları taş, tuğla ve betondan yapılırsa sağlam, temiz ve kuru olur. Tavşan başına 0.8-1 metrekare taban alanı düşünülür. Pencereler taban alanının yüzde 5' i kadar olmalıdır. Barınaklarda sıcaklık 10 derecenin altına 25 derecenin üstüne çıkmamalıdır. Temiz havanın yeterli miktarda ve hızda barınağa girmesi sağlanmalıdır.
Tavşan yetiştiriciliğinde kullanılan önemli ekipmanlar, kafes, suluk, yemlik , otluk ve doğum kutusudur.
Kafes:
Tavşanların barındırıldıkları kafesler bir, iki ve üç katlı olurlar. Anaç tavşanlar kafeslerde ayrı ayrı barındırılırlar. Kafesler metal ve ahşap olabilir. Bir kafes 80 cm uzunluğunda 60 cm eninde, 35-50 cm yüksekliğinde olur. Tabanı tel örgü veya ızgara olmalıdır.
Suluk:
Tavşanlar yeşil yem yanında kuru yemde tükettikleri için su tüketmek zorundadırlar. Suluklar genelde şişeli ve otomatik şekildedir.
Küçük işletmelerde şişeli suluklar kullanılır. Büyük işletmelerde otomatik suluk gereklidir. Verilen su temiz ve taze olmalı , çok sıcak veya soğuk olmamalıdır.
Yemlik ve otluk:
Yemlik ve otluklar kolay temizlenebilen ve dezenfekte edilebilen, kafesten kolayca sökülüp takılabilen tipte olmalıdır. Yemlikler kafes dışına, otluklar kafes içine yerleştirilir. Yemlik ve otluklar kafes dışında doldurulabilmelidir.
Doğum kutusu:
Tavşan yetiştiriciliğinde en önemli ekipmanlardan birisidir. Tahta, sunta ve plastikten yapılır. Uzunluğu 40-45 cm, derinliği ve yüksekliği 30 cm' dir. Tahta ve sunta tavşan kemirmesin diye içi madeni bir levha ile kaplanır.
Kesim ve Yüzme İşlemi:
Kasaplık tavşanlar 2,5 � 3 kilo olunca kesilirler Tavşan baş aşağı iken kesilir. Kesimden 15 dakika sonra yüzmeye geçilmelidir.
Önce bacak derisi diz altından kuyruğa kadar yüzülür, sonra post aşağı doğru el ile sıyrılarak tulum çıkarılır. Yüzmede mümkün olduğu kadar bıçak kullanmamaya çalışılmadır. Kesikler derinin değerini düşürür. Postta et ve yağ parçası kalmamalıdır.
Tavşan yüzüldükten sonra iç organları temizlenir. Karaciğer yürek ve böbreği tekrar gövde içine bırakılır. Tüm gövde soğuk su ile yıkanır, sonra -18 derecedeki soğutucuya konarak saklanır. Bütün olarak pazara sevk edilir.
Tavşan Postları:
Yüzülen post hemen boyun kısmı yukarı gelecek şekilde kurutma kalıplarına geçirilmelidir. Üzerinde et, yağ varsa kazınmalıdır.
Kurutma yeri 18-22 derece sıcaklığında, kuru ve havadar olmalıdır. Böylece 15 gün içinde postlar kurur.
Kuruyan post kalıptan çıkarılır, kürklü tarafı güve ve böceklere karşı ilaçlanır. Postları saklandığı yerde böcek, sinek, fare bulunmamalıdır.
TAVŞAN DAVRANIŞI
Bölge koruma davranışı:
Tavşanlar, çenelerinin altında bulunan kıl folliküllerindeki bir salgı bezi yardımıyla yaşadıkları bölgeyi ve diğer tavşanları tanıyabilirler. Erkek tavşanlar idrarları vasıtasıyla da çevrelerini tanıyabilir. Tavşanlar kendilerini güvende tutmak ve doğum yapmak için tüneller kazarlar. Ani değişiklikler (gürültü, koku vb.), gruptaki diğer bireyleri tehlikeye karşı uyarmak amacıyla, tavşanların arka ayaklarını yere vurma davranışını ortaya koymalarına neden olur. Tavşanların kazdıkları tüneller gündüzleri dinlenme yeri ve sığınak olarak kullanılır, zira tavşanlar gece aktiftirler.
Sosyal davranış:
Yavrulu yada yavrusuz her dişi tavşan diğer anaların yavrularına saldırabilir. Bu durumda erkekler devreye girer ve dişiyi yatıştırırlar. Genç erkekler cinsel olgunluğa ulaştığında, yetişkin erkekler onları kastre etmeye (kısırlaştırmaya) çalışırlar. Bunun için yetişkin erkekler ayrı kafeslere alınmalıdır. Cinsel olgunluktan önce erkekler birlikte büyütülebilirler. Özellikle yer dar olduğunda dişiler yavrulara karşı saldırgandır. Yavrusuz dişiler 0.5 m2/tavşan alanda birlikte yetiştirilebilirler.

Seksüel davranış:
Dişilerde ovulasyon çiftleşme sonucu gelişir. Çiftleşme için dişi tavşan erkek tavşanın kafesine götürülürse çiftleşme daha kısa zamanda ve sorunsuz gerçekleşebilir.
Ana davranışı:
Yavrulamadan önce ana kendi tüyleri ve farklı maddelerden bir yavru yuvası hazırlar. Vahşi hayvanlar yuvayı doğum için kazdıkları özel tünellerin sonuna yaparlar. Bunun için evcil hayvanlara ayrı bir doğum bölmesi sağlanmalıdır. Yavrular doğduktan sonra, ana tavşan yavrularını bir ay süreyle günde bir kez emzirir. Yavruların motor koordinasyonlarının ve ısı regülasyonlarının sağlanması için en az iki hafta doğum kutularında tutulması gerekir.
Yeme Davranışı
Tavşanlar geceleri beslenmeye eğilimli olmalarına rağmen günün 24 saatinde yer ve içerler. Yem tüketimi oldukça yavaştır. Yem yere konulmamalıdır aksi takdirde kirletilir. Üç haftalık yaştan sonra yavrular analarının yediği yemden yiyebilirler.
YETİŞTİRME İŞLERİ (BAKIM VE YÖNETİM )
Yabanıl tavşanlarda döl verimi ilkbahar ve yazın yüksektir. Sonbahar ve kışın çok düşüktür. Evcil tavşanlardan optimum çevre şartlarının sağlanması durumunda senenin herhangi bir ayında yavru alınabilir. Tavşanlarda gebelik süresi 31-32 gün, emzirme süresini de 6 hafta olarak düşünürsek bir dişinin normal şartlarda 4-5 doğum yapması uygundur. Fazlası dişiyi yıpratır ve damızlıktan erken çıkmasına sebep olur. Verimliliğin arttırılması için yetiştirme işlerinin titizlikle takip edilmesi gereklidir.

a) Kızgınlık:
Kızgınlık gösteren dişi tavşanda bazen vulva şişer, kan akımı ile kızarır ve nemlenir. Kızgın dişi huysuz olur. Tavşanlarda cinsel aktivite düzenli olmadığından kızgınlık tam olarak anlaşılamaz. Dişi gebe olduğu halde erkeği kabul edebileceği gibi kızgın iken de reddedebilir.

b) Çiftleşme:
Dişi ve erkek tavşanların ilk çiftleşme yaşı ırka ve bireysel gelişmeye bağlı olarak değişir. Küçük ırklar daha hızlı geliştiğinden ağır ve orta ırklardan daha erken yaşlarda cinsel olgunluğa erişirler. Ortalama çiftleşme yaşları, küçük ırklarda 5-6; orta ırklarda 7; büyük ırklarda ise 9-12 aydır. Ortalama olgun canlı ağırlığın % 75’ine ulaştıklarında ilk çiftleşmeler yapılabilir.Eşleşme erkeğin kafesinde yaptırılır. Dişi kafesinde başka tavşan istemez. Birleşmenin olduğu, erkeğin yana devrilmesinden anlaşılır.Bir erkeğe 8-10 dişi bulundurulur ve 2 günde bir 2 defa çiftleştirilebilir.

c) Gebelik:
Gebelik için bir aşım yeterlidir. Gebelik süresi 31-32 gündür. Yirmi dokuz güne inebildiği gibi 35 güne de çıkabilir. Gebelik süresi uzadığında iri ve ölü yavru sayısı artabilir. Gebeliği etkileyen faktörler: kısırlık, aşırı yaşlılık ya da gençlik, zayıf fiziksel yapı, yalancı gebelik, incinmeler ve hastalıklardır. Dişi tavşanın gebe olup olmadığını anlamak için onu yeniden erkek tavşan kafesine götürerek bir kontrol çiftleştirmesi yapmak uygun değildir. Tavşan sırt üstü yatırılıp ürkütmeden karnının arka bölgesinde uterus palpe edilip yavruların varlığı belirlenebilir (14. günden sonra ).

d) Doğum:
Çiftleşmeden 27 gün sonra tavşan doğum kutusuna alınır. Kutuya bir miktar iyi kalitede kuru ot konur. Tavşan karın tüylerini kopararak kutuda bir yavru yuvası yapar ve doğumunu gerçekleştirir. Normal doğum 30 dakikada gerçekleşir.

e) Yavruların Bakımı:
Doğumdan bir gün sonra ölü ve zayıf yavrular ayrılır. Yavruların beslenme ve sağlık durumu izlenir. Bir tavşan ortalama bir doğumda 6-8 yavru verir. İyi bir ana 8 veya daha fazla yavruyu büyütebilir ve yavrularını 6-8 hafta emzirir. Bir önceki doğumdan ananın kaç tane yavruya bakabileceği biliniyorsa bu sayıda yavru yanında bırakılır. Anaları doğumda ölen yavrular ya da değerli ve fazla olan yavrular, aynı zamanda doğum yapmış bir anaya verilebilir. Bu uygulamaya "yavru dengelemesi" denir.

f) Kanibalizm:
Anaların gebelik sırasında ve doğumdan sonra yetersiz beslenmesi, korkutulması, kalıtsal nedenlerle yavrularını yemesidir. Böyle analar damızlıktan çıkarılmalıdır.

g) Cinsiyet tayini:
Sütten kesimden sonra erkek ve dişiler ayrı tutulmalı. Üreme organının çıkış deliği dişilerde uzunluğuna bir yarık biçiminde, erkeklerde ise yuvarlaktır ve bastırıldığında erkek üreme organı bir çıkıntı şeklinde ortaya çıkar.

h) Tavşanların Tutulması:
Tavşanlar sağ el omuz derisinden, sol el arka taraf altından tutularak taşınır.

ı) Tavşan yetiştiriciliğinde üzerinde durulan özellikler ve kartlar:
Yetiştirme ve seleksiyonda amaçlanan özellikler;
1- Sağlamlık: Yavru ölümlerinin % 10 dan az olması.
2- Döl verimi: Bir batında ortalama 8 yavru ve yılda dişi başına en az 5 doğum ve 40 yavru alınması.
3- Gelişme yeteneği: 8 haftada 2 kg veya 10 haftada 2.5 kg canlı ağırlık.
4- Yemden yararlanma: Her kg canlı ağırlık artışı için 3 kg dan daha az yem tüketimi.
5- Kesim randımanı: Ortalama randımanın % 55-66 ve daha üzerinde olması.
6- Birörnek renk gösteren sıkı ve yoğun yünle kaplı sağlam bir deri.
7- Ortalama damızlıkta kullanma süresi: 2 yıldır. Et tavşancılığında dişilerden yılda 7-8 batın yavru alabilmek için seçim yapılmalıdır.
8- Bir erkeğe 8-10 dişi bulundurulur ve 2 günde bir 2 defa çiftleştirilebilir.

Tavşancılıkta Tutulan Kartlar:
Tavşan yetiştiriciliğinde tutulan çeşitli kartlar yardımıyla hayvanların verim düzeylerini belirlemek ve istenen özellikler bakımından ilerleme sağlamak amacıyla hayvanların tek tek tanınması ve durumlarının kartlara işlenmesi gerekir. Genellikle iki tip kart tutulmaktadır. Bunlardan biri kafes kartları diğeri de damızlık kartlarıdır. Kolayca ayırt edilebilmesi bakımından bu kartların erkek ve dişiler için değişik renkte olmasında yarar vardır. Erkeklere ait kartlar koyu (kırmızı) renkli, dişilerinki ise açık (beyaz) renkli olarak basılmaktadır.
Kafes kartlarında: Tavşanın ırkı, kulak numarası, doğum tarihi, ana ve baba numaraları belirtilmelidir. Pratik yetiştirme işlerini iyi takip etmek için çiftleşme ve doğurma tarihlerinin, bir batında doğan yavru sayısının (canlı, ölü) , yavru doğum ağırlığı ile 21. günde yavru sayısı ve ağırlıklarının kaydedilmesi gerekir. Bir de düşüncelerin yazılacağı boş not sütunu bırakılmalıdır.
Damızlık seçiminde kullanılacak olan kartlara yukarıda sözü edilen bilgilerin dışında pazarlama bakımından önemli olan 8. ve 10. haftalarda yavru sayısı ve ağırlıklarının da kaydedilmesi gerekir.




Veterinerlik

Tavşanlarda ortaya çıkabilecek çok fazla sayıda hastalık olmasına karşın, biz öncelikle daha çok tavşanlara özel olan ve tavşanlarda sık gözlenen hastalıkları ele aldık. Öncelikle bilinmesi gereken bir nokta varki; buradaki bilgiler yüzeysel olarak genel bilgilendirme amaçlı verilmiştir. Tavşanınızda anlattığımız hastalık belirtilerini veya bunların dışında kalan herhangi bir rahatsızlık gözlemlemeniz durumunda, en kısa zamanda tavşanınızı veteriner hekiminize götürmeniz gerekmektedir. Veteriner hekiminiz size daha detaylı bilgiyi verecek ve tavşanınız için gerekli olan uygun tedaviye başlayacaktır. Veteriner hekiminizin önerisi olmaksızın tavşanınızda ilaç kullanmaktan kesinlikle kaçınmalısınız.
Stres, tavşanlarda hastalıkların ortaya çıkmasında en önemli hazırlayıcı faktörlerden birisidir. Bu sebeple tavşanınızı hastalıklardan korumanın ilk şartı; tavşanınız için gerekli olan uygun olan yaşam ortamını sağlamaktır. Hijyenik bir yaşam alanı, uygun beslenme ve uygun çevre sıcaklığının sağlanması ile birlikte kemirme ihtiyacının mutlaka karşılanması gerekmektedir. Ayrıca tavşanınızı çevredeki hasta tavşanlarla bir araya getirmekten kesinlikle kaçınmalısınız. Veteriner hekiminizin önereceği aralıklarla yapılan düzenli kontroller, gerekli iç ve dış paraziter tedaviler ile tavşanınızın ihtiyaç duyduğu diğer bakımlarının yapılması, tavşanınızı hastalıklardan büyük ölçüde uzak tutacaktır.
Tavşanların sosyal canlılar olduğunu unutmamalısınız. Eğer bir tavşana sahipseniz, onunla ilgilenmeli, ona zaman ayırmalı ve rahatça haraket edebileceği, oynayabileceği yeterli genişlikteki bir ortamı ona hazırlamalısınız. Tabiki bu arada tavşanlar için kemirmenin zorunlu bir ihtiyaç olduğunu göz önüne alarak, eğer tavşanınızı evinizin içinde serbest bıraktıysanız tavşanınızın ve evinizdeki eşyaların sağlığı için onu mutlaka gözlem altında tutmalısınız. Özellikle elektrik kablolarını kemirmek tavşanlar için hayati tehlike yaratabilir.
Bir kafese kapatıp sadece yemini ve suyunu vererek asla tavşan beslememelisiniz. Bu şekilde hapis hayatı yaşayan bir tavşan mutlu bir tavşan değildir, stres altındadır ve hastalıkların ortaya çıkması çok daha kolaydır
.BAZI TAVŞAN HASTALIKLARI VE BOZUKLUKLAR
Sıkça rastlanan tavşan hastalıkları: kolibasillozis, koksidiyozis, enterotoxemi, tiflitis, mide bağırsak parazitlerine bağlı yangılar, mixomatozis, ayak tabanı abseleri, deri hastalıkları, trikofaji, genital enfeksiyonlar, mastitis ve metritistir. Kısırlık, uterus bükülmesi, doğum gecikmesi, doğum kutusunun dışında doğurma, vaginal prolapsus, kanibalismus ve yavruları terk etme gibi problemler vardır. Bir de zoonozlar yani hem insanda hem tavşanda bulunan hastalıklar vardır ki bunlar da: Tüberküloz, pseudotüberküloz, tripanozomiyazis, listeriyozis, tularemi ve toxoplazmozis’tir .
Ayrıca zoonoz hastalıklar denilen ve hem tavşanlarda hemde insanlarda görülebilen bazı hastalıklar vardır. Zoonoz hastalıkların başlıcaları; tüberküloz, tularemi, toxoplazmozis, listeriyozis, tripanozomiyazis, pseudotüberküloz hastalıklarıdır. Bu hastalıkların bulaşmasında, özellikle fare ve sıçanlar ile sağlıklı tavşanların bu hastalıkları taşıyan tavşanlarla bir araya getirilmesi önemli rol oynar. Genel hijyenik tedbirleri aldığınız ve evinizde fare yada sıçan bulunmadığı taktirde çok fazla endişelenmenize gerek yoktur. Kuduz hastalığı da zoonoz bir hastalık olmakla birlikte, tavşanınızın kuduza yakalanması için kuduz hastalığına yakalanmış bir hayvan tarafından ısırılması gerekmektedir. Yabani tavşanlar kuduz hastalığı için risk taşıyabilse de, evimizde beslediğimiz tavşanlar için bu risk son derece azdır.
Ayak Abseleri Hastalığı
Doğumların Gecikmesi Hastalığı
Kanibalizm Hastalığı
Kısırlık Hastalığı
Koksidiyoz Hastalığı (Kanlı İshal)
Kulak Ve Deride Uyuz Hastalığı
Myxomatosis Hastalığı
Ringworm Hastalığı
Sindirim Kanalı Hastalığı
Sindirim Kanalı Bozuklukları Ve Enteretoksomi Hastalığı
Bakteriyel Etkenlerden Kaynaklanan Enteritler (İltihaplanmalar) Hastalığı
Trwhophagy Hastalığı
İshal
*Tavşanlarda Pasteurellosis Hastalığı
Şiddetli durumlarda görülen klinik belirtilerinin tavşanda görülmesinde bir kaç saat içerisinde tavşanda ölü meydana gelebilir. Tavşan ırklarında en tehlikleli hastalıklardan olan Pasteurellosis hastalığının başlıca belirtileri güç nefes alma, burun tıkanıklığı, nezle ve yüksek sıcaklıktır. Dış belirtiler tavşandan tavşana değişiklik göstermektedir. Dış belirtiler kesin olmaması sebebiyle şüphe duyulması halinde en yakın veteriner kliğine götürülmeli ve gerekli tahliller yapılmalıdır. Hastalığa yakalanmaması için mutlaka tavşanların temiz bir ortamda tutulması önerilir Bu tavşan hastalığı yetersiz beslenme koşulları, zayıf havalandırma yüzünden tavşanın kirli havaya maruz kalması ve kötü sağlık imkanları yüzünden olabilmektedir. Bu tavşan hastalığında çevresel faktörler öne çıkar.
*Bağırsak İltihabı ( Enteritis Hastalığı ) Tavşanların bağırsaklarının herhangi bir bölümünde meydana gelen iltihaplanmalara Enteritis adı verilir. Çok sayıda gerek yavru tavşanlarda gerekse yetişkin tavşanlarda ölüme varan sonuçlara neden olabilir. Bu hastalığın asıl nedeni bilinmemekle birlikte beslenme yolu veya iklimin etkili olduğu tahmin edilmektedir. Öldürücü etkiye sahip Hasta Tavşan Enteritis hastalığı tavşanlarda görülen balgamlı (sümüklü) ve kanlı olmak üzere 2 şekilde etkili olur. Balgamlı (sümüklü) Enteritis hastalığı tavşan sağlığı açısından çok daha tehlikelidir. Altı haftalıkken, yeni tavşanın sütten kesilmesi ile başlamak üzere her yaşta tavşanlar bu hastalıktan etkilenebilir. Tavşanlarda Enteritis Hastalığı Nedenleri Hastalığın tam olarak nedeni bilinmemektedir. İklim veya beslenme alışkanlığına bağı olarak ortaya çıktığı tahmindir. Tavşanlarda Enteritis Hastalığı Belirtileri Göze çarpar derecede bir iştah azalması görülüyorsa Varsa yanındaki diğer tavşanlardan uzak duruyorsa ve pasifleşmişse Tavşanın tüyleri dikleşmiş veya sertleşmiş ise Vücut sıcaklığı hissedilen ölçüde değişmişse Bu belirtilerin biri veya birkaçı görünüyorsa.Size en yakın veteriner kliniği danışmanızı tavsiye ederiz.. Bu hastalığın nedeni tam olarak bilinemediği için önlenmesi konusunda da net bilgi yoktur.
* Tavşanlarda Koksidiyoz Hastalığı Bu hastalık , tavşanlarda tek hücreli bir iç parazit tarafından meydana getirilir. Bu parazitin tavşanları hasta eden türleri mevcuttur. . Bunların hiç birinin tavuklara, diğer evcil veya çiftlik hayvanlarına, insanlara bir zararı yoktur. Bu türler safra kesesi kanalında,ve ince bağırsakta etkindirler.
Koksidiyoz tavşanlar için etkili olan başlıca hastalıklardandır. Yemden faydalanmanın azalması, gelişmenin gerilemesi veya tavşanın yaşamını kaybetmesi belirtilerdendir. Koksidiyoz veya başka bir hastalığın varlığında hasta tavşanın diğer tavşanlardan ayrı tutulması hem kendi sağlığı için, hemde diğer tavşanlar için şiddetle önerilir. Tavşanlarda KOKSİDİYOZ hastalığının belirtileri hastalığa tutulan tavşanın yaşıyla ve mikrobun bulaşma derecesi ile değişir.Yavrular ergin tavşanlara göre hastalıklara karşı daha duyarlıdır. Yinede gerek Hepatic, gerekse intestinal koksidiyozun genel bazı belirtileri vardır. Farkedilir. derecede iştah kaybı, isteksiz biçimde çömelme eğilimleri ile kuru ve kabarık tüyler başlıca belirtileridir. Mikrobu kapmış bir tavşan kısa zamanda ve hızlı zayıflar. Koksidiyoz mikrobuna yakalanmış bir tavşanda ishal görülmesi şart değildir. Hepatik koksidiyozda karaciğer üzerinde gri-beyaz kabarcıklar görülür.Kabarcıkların şiddetine göre değişir ve en kötü durumda karaciğerin tümünü kaplar. Koksidiyoz mikropları kuru ve sıcak havada daha az etkilidir. Bu nedenlerden ötürü tavşan barınaklarının nem derecesinin en az düzeyde tutulmasına çalışılmalıdır. Fakat bundan, tavşan bakılan yerlerin her zaman kuru ve sıcak hava istedikleri sonucunu çıkartılmamalıdır. Gerek kafeslerde gerekse büyütme yerlerinde tel ızgara kullanılması da koksidiyozun ortaya çıkışını engeller. Bu sebeple mikrobun pislik yolu ile bulaşma ihtimali azalmış olur.
*Tavşan Hastalıklarından Korunma Önlemleri
Tavşanlarda sağlık koşullarının yerine getirilmesi tavşan yetiştiriciliğinde önemli konulardan biridir. Yavruları arasında veya sürüde hastalıkları önleyici tedbirli olmakla birlikte , tavşan besleyicisi yine de herhangi bir hastalığa karşı uyanık olmalı ve hastalıkları bilgisine sahip olmalıdır. Bir hastalık belirtisinden kuşkulandığı anda, belirti gösteren tavşanlar hemen ayrılarak hastalığın yayılmasının önüne geçilmelidir. veteriner hekimin tavsiyesine uyulmalıdır. Eğer çiftlikte yetiştirilen bir tavşan ise, sürünün sağlığını korumak amacıyla tehlikeli olup olmadığının tespiti için en az iki hafta süre ile karantinada kalmalı ve sağlık taraması sonuçlarında hastalık çıkmaz ise sürüye katılmalıdır. Tavşanlarda uygun bakım, beslenme, ve tavşan yetiştiriciliği programlı bir şekilde uygulanırsa ve sağlık koşulları yerine getirilirse, hastalıklardan ortaya çıkacak zararlar en az seviyede olacaktır. Tavşan hastalıklarından korunma yolları şunlardır. 1. Verilen yemlerin ve suyun; temiz ve taze olmasına dikkat etmek gerekmektedir. Çünkü hastalıklar tavşanlara çoğunlukla yem ve sudan bulaşmaktadır. 2. Her doğumdan önce ve sonra doğum kutuları iyice temizlenerek dezenfekte edilmelidir. Yeni doğmuş yavrular hastalıklara karşı daha duyarlı olmaktadırlar. Bu sebeple özellikle yeni doğmuş yavruların temizliğine dikkat edilmelidir. 3. Yetiştirici tavşan hastalıklarını bilmeli ve tavşanın hastalığa yakalanması durumunda ne yapması gerektiğini bilmelidir. 4.Başka bir yerden getirilen tavşanları önce ayrı bir yere koymalı ve hastalıksız olduğu anlaşılıncaya kadar diğer tavşanlar ile buluşması engellenmelidir. 5. Tavşan kafeslerinin tabanı ızgaralı yapılmalıdır. 6. Tavşanlar duygusal varlıklardır. yuvalarında sık sık ziyaretçi olmamalıdır. Tavşanlar ilgi yağmurunu altında psikolojik olarak sıkıntı hissedebilirler. Özellikle küçük çocukların bir noktadan sonra işkenceye başlayan sevgi hareketleri tavşanların psikolojisinin bozulmasına neden olabilir. 7. Tavşanlardaki demir kısımlara temizlik esnasında çok dikkat edilmelidir. Tavşanların kemirme içgüdüsü yüzünden bu metal kısımlarda çok içli dışlı olacaktır. 8. Anne adayı tavşanların sağlıklı olmasına dikkat edilmelidir. 9.Kullanılan yem maddelerinin uygun ve rasyonlardaki besin maddelerinin besleyicilik özelliklerini tavşanın yaşına göre yeterli geleceğinden emin olunmalıdır
.Pek çok alanda olduğu ister evcil hayvan olsun ister çiftlik hayvanı olsun sağlığı ön planda tutmak ve hastalıktan kaçınmak tavşan yetiştiriciliğinin birinci maddesi olmalıdır.Hastalık görüldükten sonra iyileştirilmesi çoğu zaman maddi ve manevi kayıplara yok açmaktadır.Hasta tavşanın en yakın veteriner ortamına götürülmesi ve varsa diğer tavşanlardan ayrılması gerekmektedir. Bunların yanı sıra çok önemli bir konuda tavşan besleyicisinin tavşan bakımı ve tavşan hastalıkları hakkında minimum düzeyde de olsa bilgi sahibi olması gerektiğidir. Bunun nedeni elbette tavşanın iyiliği içindir.Unutulmaması gereken nokta ise hastalıklara karşı veteriner hekime başvurulmalıdır.